Yahya’nın Çocukluk Anılarında Olmak

0
338

Siz Hiç Bir Çocuğun Anılarında Yer Aldınız mı?

Çocukluk Anıları denildiğinde aklınıza neler gelir? Neler Saklarsınız Çocukluk Anılarınızda? İlk oyuncağınızı alan dedeniz, İlk yaralarınız, çocukluk arkadaşınız veyahutta bir mahalle bakkalı…

Kim bilir neler saklarsınız çocukluğunuzun kara kutusunda?

Çocuklarınızla yada dışarıdaki mahallenizin çocuklarıyla veyahutta hiç tanımadığınız bir çocukla yaptığınız bir iletişim size normal gelebilir, lakin çocukların belleğinde hiçte öyle olmayabilir.

Size sıradan gelen bir şeyi çocuklar farklı algılar, kimi zamanda hayal dünyasında farklı şekillendirirler. Öyle ki bu duruma siz bile bazen hayret edersiniz.

İşte bende yaşadığım ve beni şaşırtan bir çocuğun düşünce dünyasını sizinle paylaşmak isterim. Bakın bize sıradan gelen olaylar bir çocuğun belleğinde nasıl şekillenmiş?

Değerli dostlar bu yazımda, bir çocuğun anılarında yer almanın nasıl bir duygu olduğunu size anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle bu yazımın ortaya çıkmasında büyük rol oynayan İlkokul 3. sınıf öğrencisi, aile dostumuzun oğlu ve yazımın kahramanı Yahya Sultanoğlu‘ nun da yazısının bulunduğu,

sosyal bir sorumluluk düşüncesi olan bir  kitap çalışmasından bahsetmek istiyorum.

Sınıftaki her çocuğun anılarını yazmasıyla ortaya çıkan bu kitap, çocukların olaylara ve insanlara bakış açısını ortaya çıkardığı gibi, biz büyüklere de güzel bir empati imkanı sunuyor.

Yazıma başlamadan önce,  bu kitap projesini ortaya çıkaran okula ve değerli öğreticilerine teşekkürlerimi sunuyor, başta beni kaleme alan Yahya Sultanoğlu olmak üzere kitabın yazarı diğer  çocuklarımıza da hayırlı ilimler ve ömürler diliyorum.

Çocukluk anıları hatırınızda mı?

Mutlaka çocukluk anılarınızın bir yerlerinde bir amca veya bir teyze saklıdır.

Topumuzu kesen amcalar, bahçesinden kovalayan teyzeler, yada terlediğimizde bahçesindeki çeşmeden su içmemize izin veren nineler her zaman belleğimizin bir köşesinde saklıdırlar.

Çocukluk hafızamıza yerleştikleri için bu karakterler, belleğimizden hiç bir zaman çıkmazlar, ne vakit eski anılardan bahsetsek rahmetle ve yaptıklarıyla ve bize yaşattıklarıyla anar dururuz onları.

Bir Çocuğun Kahramanı olabilir misiniz?

Peki hiç düşündünüz mü;

Siz acaba hangi çocuğun belleğindesiniz yada hangi halinizle bir çocuğun anılarına kayıt edildiniz.

Topu kesen amca mısınız, yoksa şeker veren teyze mi? Yada bir çocuğun hayali kahramanı mı? Yada bütün bunlardan biri olabilir misiniz?

Her ne şekilde olursa olsun bir bellekte yer aldıysanız, anılarda anlatılacaksınız fakat siz bunu asla bilmeyeceksiniz, şu an bizim anılarımızda anlattığımız insanlar gibi.

Ben bu konuda kendimi şanslı hissediyorum. Neden mi? Çünkü henüz yaşlanmadan bir çocuğunu belleğinde yer aldığımı görmek beni hem duygulandırdı, hem de nasıl biri olduğumun hakkında bana büyük ip uçları verdi.

Üstelik çocukluk anılarında yer aldığım bir çocuğun, beni yazdığı bir kitapta ölümsüzleştirmesi ve ismimi geçirmesi son derece duygulandırdı.

Çocukluk Anıları Asla Silinmez…

Yazımın sonunda Yahya’nın anısını yazdığı kitap sayfasına yer vereceğim elbette.

Fakat öncelikle bu durumun bana verdiği tuhaf duyguları sizinle paylaşmak istedim. Malumunuz çocuklarımız belli bir yaşa kadar çok iyi bir kayıt cihazı ve mükemmel bir taklitçidirler.

Öyle ki kaydettiği bazı olayları ömürlerinin sonuna kadar belleklerinde tutabilirler yada sizden gördükleri iyi veya kötü bir davranışı, huyu, nesilden nesile taklit ederek taşıyabilir ve yaşatabilirler.

Bu bana göre çok önemli ve hayret verici bir durumdur.

Bana göre; “Bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha üstün bir miras bırakamaz.” hadis-i şerifi tamda bunun için söylenmiş gibi. Doğru ya, kayıt cihazına neyi kaydederseniz size onu aktaracaktır.

Yani bir çocuğun anılarında iyi bir teyze, iyi bir amca olmak sizin elinizde olan bir şey.

Hiç bir çocuk, çocuklukta olan yaralarını asla hatırlamaz, fakat belleğine bir şekilde yerleşmiş, iyi veya kötü davranışları hiç bir zaman unutmazlar.

Bu da demek oluyor ki; insanı yaralayan şeyler davranışlardır ve gerçek yaralar içte olanlardır.

Değerli dostlar;

Bu duygu ve düşüncelerle yazıma son vermek istiyorum.

Ancak şu üç günlük dünyada iyi şeyler yaparak belleklerde iyi bir şekilde yer almanın muhteşem bir şey olduğunu düşünüyorum.

Bu durumu ancak benim gibi yaşayarak anlayabilirsiniz. Ben bu duygusallığı Küçük Yahya ile yaşadım sizde bir sonraki nesillerde iyi anılmak için elimizden ne geliyorsa yapmalısınız.

Bu yaptığınız çalışma aslında bir anlamda bir çocukla yapılan sözlü tarih çalışmasıdır. Daha önceki yazılarımda Sözlü Tarih Nedir? başlığıyla bu konudan bahsetmiştim.

Yazımı ve satırlarımı ünlü divan şairi Bâki’nin şu mısrası ile yazımı sonlandırıyorum.

“Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş, Bu kubbede ebedî kalan bir hoş ses imiş.”

cocukluk-anilari
Çocukluk Anıları Konulu Yahya Sultanoğlu’nun Çocukluk Anısı Kitabı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz