Yaşanmış Bir Vefa Öyküsü “Ben Olurdum Yanında”

0
172
Ben Olurdum Yanında
Yaşanmış Hiyakeyeler

Ben Olurdum Yanında…

Ben Olurdum Yanında isimli hikayem benim gözlemlerim sonucu çıkmış gerçek bir olaydan alınmıştır. Bir öğle vaktiydi Çapada bulunan Seyyid Ömer camiine uğramıştım, her camiye gittiğimde yaptığım gibi önce mimari özelliklerini, kabristanını gözlemlemiş, mezar taşlarını incelemiş ve okumaya çalışmıştım. Biraz tefekkürden sonra merhamet dileyerek ayrıldım ve öğle namazı için camii ye geçtim.

Girdiğimde tespihler çekiliyordu ve en arka saflarda bir yaşlı amca bacaklarının arasına bir çöp kovası almıştı, çokta ilgilenmedim ve namaza durdum. Namazdayken işittiğim seslerden anladığım kadarıyla amca namazda düşmüş ve cemaatte ona yardım etmişti.

Namaz bitiminde bir kaç kişi yaşlı amcaya sokulup; “İyi misin, bi’şeyin var mı? Ambulans çağıralım mı, evine götürelim mi, bak burada peçete var, kolonyalı mendil var, su var içersin” gibi laflar ediyordu. Namaz sonrası döndüm ve amcaya baktım sürekli midesi bulanıyor, istifra ediyor, konuşamıyor ve herkese başını sallayarak teşekkür ediyor, lisanı hal ile tamam siz gidin beni biraz yalnız bırakın diyordu.

Halden Anlamak Her İnsanı Rahatlatır

Böylesi durumlarda halden anlamak ne büyük bir nimettir bilseniz. Ben bu durumda biraz empati yolunu seçerek durumu biraz müşahede ettim. Yaşlı amca istifra etmiş üstü başı ıslanmış ve perişan bir haldeydi, görünümünden, konuşmasından ve giyiminden oldukça titiz biri olduğu anlaşılıyordu ve herkesin ona böyle bakmasından dolayı rahatsız olmuştu, perişandı ve herkesin ortasında bi çareydi.

Müdahale etmeliydim cemaate  “ben yanındayım hallederim tamam” dedim herkese teşekkür ederek camiden meraklı kalabalığı gönderdim. Herkes gittikten sonra biraz karşılıklı oturduk. Amcaya  rahatlamasını ve kendisini bırakmayacağımı, istediği her şeyi yapacağımı söyledim.

Derken amca biraz toparlanıp “Ben böyle değildim hay Allah nasıl oldu” gibisine mahcupluğunu anlatmaya çalışıyordu. “Önemli değil amca bende hastayım senden iyi bir yanım yok, ayaklarını uzat, dinlen rahatla, benim işim yok, zamanım çok, sen iyi ol hallederiz her şeyi, telaş etme sakin ol düzeleceksin, üstünü başını dert etme, miden bulanırsa istifra et, çekinme, nedir ki temizlenir gider, önemlisi sen iyi ol ben yanındayım” gibisine teselli verdim…

“Ben Olurdum Yanında” diyebilecek kaç tane insan tanıyorsunuz?

Biraz rahatladı ve “şekerim düştü, gözüm karardı ara sıra böyle oluyorum, yakın zamanda da felç geçirdim” dedi. İsmi Fatih’ti telefonundan eşini aradı ve camideyim, şekerim düştü, gel camiye içeride oturuyorum diye durumu izah etti. Kısa bir zaman sonra isminin Havva olduğunu öğrendiğim bir teyze nefesi boğazında, yüzü gözü telaş içinde camii den içeriye girdi. İyi misin efendi, ben sana dedim iyi değilsin camiye gitme, evde kılsaydın en azından “Ben Olurdum Yanında”…diye sitem etti.

İşte hiç birimizin anlayamadığı ve yapamayacağı bir şeydi bu, bir şey olduğunda “Ben Olurdum Yanında” diyecek birinin olması. Bu söz hiç bir ilacın veremediği etkiyi veriyordu, adeta ölüyü bile ayağa kaldırıyordu. Halden anlayan birinin olması, sevdiğinin yanında ölmesi bambaşka birşeydi ve biz bunu tahmin bile edemedik. İnsanı korkutan şeyde bu zannederim, ne gelirse başa ellerin yanında değil de sevdiğimin yanında olsun duygusu…

Her Ademi Bir Havva Anlasa Gerek…

Havva teyzeyi biraz seyrettim; Hemen eline bir mendil aldı eşinin üstünü başını sildi, ağzını, yüzünü elleriyle sildi, üstündeki ifrazatları elleriyle temizledi, adeta bir kelebeğin lambanın etrafında döndüğü  gibi pervane oldu sevdiğinin etrafında.

Yani bizim güya iyilik yaptığımızı zannetmemizin aksine kimsenin yapamadığı şeylerin hepsini özenle, severek ve elleriyle yaptı, hiçte tiksinmedi, hiçte gocunmadı, çünkü “Ben Olurdum Yanında” lafının en çok bekleneniydi o, ben olurdum yanında dedi ya Havva ana, sadakatiyle, vefasıyla yani her şeyi ile olmuştu yanında…

Elleri büyülü gibiydi Havva ananın, dokunduğu yere can veriyordu, sevdiği Fatih amcayı, yani sevgilisini, yol arkadaşını, yalnızlığının ilacını, evinin direğini ayağa kaldırıyordu.

Sevdiğini görende insan bir başka bir hal olurdu, takatsiz ise kuvvetlenir, hasta ise dirilir, üzgün ise ağlar, dilsiz ise bülbül olur şakıverirdi…

Zaman sonra Fatih amca kendine geldi, bir yanında ben, bir yanında refiki Havva anne eve doğru yola çıktık, yol üzerindeki bir parkta biraz oturduk, vişne suyu içtik, biraz hasbıhal ettik tanıştık, her on adımda bir bana teşekkür etmeleri, helallik istemeleri beni ziyadesiyle mahçup etti. Günün kazancı buydu bana göre.

Evlerinin önüne geldiğimizde vedalaştık ben iki sevgiliyi kendi hallerine ve tabiri caizse aşk yuvalarına bıraktım. Bunu yapmalıydım, yardım etmeliydim… Çünkü insandım ve her şeye muhtaçtım, duaya, affedilmeye, şifaya, vefaya…

Şu kısacık ömrünüzde “Ben Olurdum Yanında” diyebilecek kaç tane insan tanıyorsunuz bana söyler misiniz?

Övünmüyorum ve riya etmiyorum lakin yapmasaydım tüm bunları, Fatih amca ve Havva ana demezler miydi “Bu zamanın gençlerinde vefa ve merhamet kalmamış diye”…

Rabbim herkese “Ben Olurdum Yanında” diyebilecek birini nasip etsin. Amin

Ben Olurdum Yanında

Ben Olurdum Yanında

Cümle Cihan Sana küsse
Ben Olurdum Yanında.
Başın bir yastığa düşse
Ben olurdum yanında

Zannetme ki bu bir heves
Emanetin canda kafes
Gelir ise bir son nefes
Ben Olurdum Yanında

İnsan Ölür kalır fikir
Dile düşer son bir zikir
Sorar ise Münker Nekir
Ben Olurdum Yanında…

Şiir ve ÖYkü: Muzaffer Çevik (08 Mayıs 2017) İstanbul, Çapa

Bir Cevap Yazın