Bir Cami ve Kitabesi’nin Düşündürdükleri “Ağva Çelebi Ahmet Cami”

1
94
Ağva Çelebi Ahmet Cami
Ağva Çelebi Ahmet Cami

Tarihin İzini Bulmak ve Tarihin İzinden Gitmek

Hafta sonu seyahat ve inceleme amaçlı gittiğim Ağva’da âdetim üzere tarihi yerleri görmek, inceleme ve kısada olsa tarihin izini bulmak amaçlı yaptığım etkinlikler kapsamında Ağva Çelebi Ahmet Cami ziyareti gerçekleştirdim.

Bu gibi yerlere gittiğimde ilk yaptığım şey o bölgenin tarihi yapılarını görmek ve yine o bölgenin tarihi hakkında bilgiler öğrenebileceğim kişilerle tanışıp sohbet etmektir.

Bunu yapmaktan büyük zevk alıyor ve bu sayede birçok tarihi gerçeği öğreniyorum, haliyle de öğrendiklerimi buraya yazarak paylaşmanın hazzını yaşıyorum.

Eski Tarih Kitabı
Eski Tarih Kitabı

Eskilerdeki Samimiyet Yenilerde Bulunmuyor

Yapım gereği mi bilmiyorum ama eskiyi ve dolayısıyla tarihi çok seviyorum. Yeniyle eskiyi karşılaştırdığımda eskilerdeki samimiyeti, sanatı ve ince düşünceleri yenilerde bulamıyorum.

eski ve yeni telefon
eski ve yeni telefon

Özellikle ibadetimi yapacağım zaman yeni ve görkemli camilerin yerine kimi zaman sokak aralarına sıkışmış tarihi küçük mahalle camilerini tercih ediyorum. İtiraf etmeliyim ki büyük tarihi camilerden aldığım ibadet hazzını büyük ve görkemli camilerde bulamıyorum.

Kimisi de yeni yerlerden ve teknolojik şeylerden hoşlanıyor. Elbette ki seyahat esnasında kişinin yaptığı bu tutum ve davranışlar kişinin yapısı ve zevkleriyle alakalı olsa gerek. Zaten zevkler ve renkler tartışılmaz gibi bir deyimimiz de var öyle değil mi?

Bir Yapının Tarihi Olup Olmadığını Nasıl Anlarız?

Bir yapının tarihi olup olmadığını tanımanın elbetteki bilimsel veya pratik bir yöntemi vardır. Ben genelde kendi ön sezilerimi ve daha önceden tarihi yapıları incelemiş olma tecrübelerimi kullanırım.

Hani derler ya “Ben İnsanı Bakışından Tanırım” gibi bir söz benimki de böyle bir şey “Ben Tarihi Duruşundan Tanırım” gibi bir durum benimki 🙂

Ağva Çelebi Ahmet Cami
Ağva Çelebi Ahmet Cami

Yazımın başında da belirttiğim üzere bir hafta sonu iş ve gezi amaçlı gittiğim Şile Ağva bölgesinde Ağva Çelebi Ahmet Cami’ne uğradım. Farklı büyük camiiler vardı lakin yukarıdaki kişisel zevklerimden ötürü ben bu camiyi tercih ettim.

Uzaktan baktığımda minarenin şerefeden yukarısının kırmızı tuğla ile örülmüş olması ve camii minaresinin biçiminin Osmanlı mimarisini andırması merakımı cezbetti.

Ağva Çelebi Ahmet Cami İsmi Kitabede Farklı Yazıyor

Camiye yaklaştığımda ise son cemaat yerinin yeni ahşap işçiliğiyle yapılması ve dış avlu girişindeki “Ağva Çelebi Ahmet Cami” tabelasının olması doğru izde olduğumu gösterdi. Camii’nin bakımlı ve yeni olması büyük bir ihtimalle tamirat geçirdiğini veya aslına sadık kalarak yeniden yapıldığını işaret ediyordu.

Ağva Çelebi Ahmet Cami Ön Girişi
Ağva Çelebi Ahmet Cami Ön Girişi

Ayrıca isminin “Ağva Çelebi Ahmet Cami” olması da tarihi bir geçmişi olduğunun göstergesiydi. Yeni bir camii olsa mutlaka yaptıranın ismi verilirdi, en azından Hacı Hüsamettin Güloğlu Camii gibi bir ismi olurdu (Bu ismi tamamen kendim uydurdum:) Üstelik yeni yaptırılan Cami’ye adını verecek kişinin isminin başında Çelebi gibi bir takı olmazdı, olsa olsa hacı olurdu.

Ağva Çelebi Ahmet Cami Kitabesi
Ağva Çelebi Ahmet Cami Kitabesi

Osmanlıca Öğrenmek Zor değil

Neyse uzatmayalım Cami’den içeri girdiğimde kapının üzerindeki mermer kitabe beni heyecanlandırdı. Osmanlıca kitabe okuma uzmanı değilim lakin yazı çok açık ve okunaklı yazıyordu.

Yani benim gibi her gördüğü Osmanlıca yazıyı okumaya çalışan bir acemi için iyi ve kolay bir deneyimdi.

Nedense böyle kitabeleri okumayı ve bulmaca gibi çözmeyi seviyorum.

Tabii okuduktan sonra yanımdaki veya çevremdeki Osmanlıca bilmeyenlere dönüp “Ne yazıyor Burada Biliyor Musunuz” gibi bilmiş bilmiş bakış atmak, bir uzman edasıyla parmağımla göstere göstere seslice okumak hoşuma gitmiyor da değildi hani 🙂

Sizde Faydalanmak ve öğrenmek isterseniz benim de Osmanlıca okumalarında Faydalandığım Facebooktaki sosyal medya gurubunun adını size verebilirim. Grubun adı Osmanlıca Kitabeler ve Mezar Taşları


Seyahatlerde Google Haritaların Katkısı Büyük

Tarihi bir yapı gördüğümde yaptığım ilk şey Google Map uygulamasını açıp Yerel rehberlerden fotoğraf veya yorum gibi ön bilgi alarak tarihi yapıyı ve o yeri araştırmaktır. Ağva Çelebi Ahmet Cami içinde aynı şeyi yaptım.

Kendimde 8. Seviye bir Google Yerel Rehber olarak acaba cami’nin ismi orada ne geçiyor, doğru yerde mi veya benden önceki insanlar gelip bu camiyi araştırmışlar mı, bu caminin tarihi hakkında farklı şeyler öğrenebilir miyim, gözden kaçırdığım bir şeyler var mı? gibi soruların cevaplarını yerel rehberlerin paylaşımlarından araştırdım ve inceledim.

Google Map Uygulaması İçin…

Elbette ki bu uygulamayı size de tavsiye ederim, benim gibi tarihi araştırma ve seyahat zevkleri olan biri iseniz bu uygulama sayesinde çok şeyler öğrenebilirsiniz. Uygulamaya Buradan bakabilirsiniz.

Ben çoğu zaman gözden kaçırdığım ve farkına varamadığım birçok şeyi bu uygulama sayesinde öğrendim. Bu uygulamayı keşfetmeden önce ise benim gibi kişisel blog yazarlarının makalelerini okuyarak merakımı gideriyordum. Elbette ki Google Map’ta  bloglardaki gibi bu kadar bilgiyi ve detayı bulamazsınız. Yine de tercih sizin.

Google Map Uygulaması (Google Haritalar)
Google Map Uygulaması (Google Haritalar)

Ağva Çelebi Ahmet Cami Kitabesi ve Anlamı

Bulunduğum konumu haritalardan ararken Hacı Ahmet Ağa Cami yerine Ağva Merkez Camii çıkmış olması beni şaşırttı. Tabelası ve Kitabesi mevcutken neden böyle bir ismi kullanmışlar ki diye açıkçası yadırgadım. Çünkü tarihi kitabeden öğrenmeniz bilgiyi asla bir Merkez Camii isminden öğrenemezsiniz.

Hemen Camii’nin ikinci girişindeki iki satırlık mermer kitabeyi okumaya başladım.

Kitabenin ilk satırında Zümer Süresinin 73. Ayetinden bir kesit bulunmaktaydı ve anlamı ise şöyleydi; “…esenlikler size, tertemiz oldunuz, artık girin ebedi olarak derler…” anlamındaki ayeti kerime idi.

Ağva Çelebi Ahmet Cami Tarihi Kitabesi
Ağva Çelebi Ahmet Cami Tarihi Kitabesi

Kitabenin ikinci satırında ise Osmanlıca bir yazıyla; “Sahibül Hayrat Çelebi Oğlu Hacı Ahmet Ağa 1197” yazmaktaydı. Yani Camiinin ismi Ağva Çelebi Ahmet Ağa Cami değildi hatta avlu giriş kapısındaki levhasında yazılan, Çelebi Ahmet Cami’de değildi. Kitabeye veya tamirat kitabesine göre bu Cami’nin ismi olsa olsa “Hacı Ahmet Ağa Camii” olurdu. Çünkü kitabe bunu söylüyordu.

Kitabedeki İsimi Farklılığı

Demek ki Camiinin Ağva’nın merkezinde olması ve merkez mahallesinde konumlanmasından dolayı yöre halkı bu camiye Ağva Merkez Cami demeyi uygun bulmuştu. Durum böyle olunca tarihi bir kitabe görmezlikten gelinmiş, tarih ile olan bağlantısı kesilmiş ve sadece bir süs gibi caminin girişinde asılı kalmıştı.

Tabii biz Osmanlı torunlarının da Osmanlıca yazılarına yabancı kalması ile kitabe mahzun bir şekilde orada öylece asılı kalmıştı. Ama şükür ki en azından kitabe yerindeydi ve birileri çalmamıştı kıyıya köşeye de saklamamıştı, en kötüsü de birileri tarafından kırılıp ortadan kaldırmamıştı.

Birçok Tarihi Eser Tahrip Oluyor

Kabataş Sahilindeki Tahrip Edilmiş Kitabe
Kabataş Sahilindeki Tahrip Edilmiş Kitabe

Değerli dostlar günümüzde tarihi eserlerin kırılışına, yok oluşuna ve harap edilişine çok kere şahit oluyoruz. Birçok tarihi sanat eseri, abide inşaatlardan, bahçe duvarlarından yada bir kaçakçının malikânesinden çıkıvermiyor mu karşımıza?

Özeleştiri yapmak gerekirse bizde tarihimize yeterince sahip çıkamıyoruz. Atalarımızdan bize yadigâr kalmış nice eserleri koruyamadık, bakını yapamadık ve sahip çıkamadık. Bu yüzden bir çok eser günümüze maalesef ulaşamadı. Bu anlamda hala tarihi eser kaçakçılıkları devam ediyor fakat kamuoyunun ilgisini bu haberler çekmiyor. Yani ataların mirasları sessiz sedasız yok olup gidiyor.

Ağva Çelebi Ahmet Cami kitabesine dönersek, kitabede Cami’nin ismini yazması benim için çok anlam ifade ediyordu, ilk iş olarak Google Map’te düzenleme yaparak Camii’nin asıl adını haritalara yerleştirdim. Ancak dış tabelada Ağva Çelebi Ahmet Cami yazdığı için, kitabedeki ismin aslını yazamadık.


Tarihi Her Şeyin Aslına Sadık Kalması Önemli

İşin özüne ve önemine gelirsez tarihi anlamı olan her şeyin aslına sadık kalması tahrip edilmemesi uzmanlar gözetiminde restore ve bakım yapılması çok önemlidir.

Şimdi bazılarınız ne fark eder ha Ağva Çelebi Ahmet Cami, ha Hacı Ahmet Ağa camii, ha da Ağva Merkez Cami? diyecek ama işin aslı öyle değil. Biz tarih araştırmacıları ve tarih meraklıları bir taşın üzerindeki iki satır yazıdan veya taşın şeklinden yola çıkarak birçok bilinmeyeni gün yüzüne çıkarabiliriz.

Süleymaniye Haziresinde Bir Geline Ait Mezar Taşı
Süleymaniye Haziresinde Bir Geline Ait Mezar Taşı

Çünkü eski kitabe yazıları çok farklıdır ve birçok bilinmeyeni içinde gizler ancak onu çözebilen bir tarihçi veya araştırmacı şifreleri kırabilir.

Eski Mezar Taşlarındaki Estetik

Çünkü eski kitabeler şimdiki gibi isim ve tarihten oluşmuyordu. Eğer biri bir yapı yaptırdıysa onun kimin oğlu olduğu, ne iş yaptığı, hangi eserleri yaptığı, kaç yılında kimin zamanında yaşadığı en basit kitabeye veya mezar taşına yazılırdı.

Bu yüzden bu verilerdeki bir kitabe birçok tarihi ortaya çıkarır. Camii kitabe veya mezar taşı yazılarındaki bilgilerden yola çıkılarak, titiz bir çalışmayla o semtin tüm tarihi bilgilerine ulaşılabilir.

Bu yüzden Merkez Camii veya Çelebi Ahmet Cami’nin yerine Camii’nin kitabesindeki gerçek isim olan Hacı Ahmet Ağa Cami kullanılması oldukça mühimdir. İnşallah yetkililer gerekli düzenlemeleri en kısa zamanda yaparlar. Şayet camii ismi özüne dönerse bu anlamda yaptığım çalışmalar beni ziyadesiyle memnun eder. Sevgiyle Kalın…

AĞVA ÇELEBİ AHMET CAMİ’NE VE AĞVA’YA NASIL GİDİLİR 

1 Yorum